Kaş Yaparken Göz Çıkarmasak

Posted on: Pazar, Mar 21, 2010

http://img297.imageshack.us/img297/2531/ataturk1zc7.jpg

Son zamanlarda gündem çok suyu çıkmış ve giddikçe de suyu çıkmaya devam eden bir şekilde. TSK’ya yapılan saldırılar ve bu saldırıları kendi içimizden görmek çok üzücü TSK tarihte önemli rolu olan ve tarih yazmış bir kurum olarak çok düşmana sahip. Eski yenilgileri unutmayıp ve bu yenilgilerden ders çıkarmış düşmanlar baktılar ki tereciye tere satamayaçaklar. Hatırlayın askerlik sisteminin temel taşlarını Türkler bulmuştur ( Metehan’ın bulduğu onluk sistem, Atatürk’ün ” Hattı Müdafaa Yoktur Saddi Müdafa Vardır” sözü ile değişen askeri yapı ve stateji ) bir nevi askerlik mesleği Türk icadı diyebiliriz.

Düşman bizim askeri gücümüzle baş edemeyeceğini anlayınca şimdi bizleri içimizden çürütüp TSK’yı zayıflatıp ardında da asılardır istediklerine Türk soyunun dünya üzerinden kalkması veya bir daha güçlenemeyecek şekilde kontrol altında tutulması hayallerine kovuşmak. Ama bu oyunu oynayan ve bu oyuna alet olan bazı yöneticiler ve bazı kesimler şunu tarihten çok iyi görebilirler ki bu ülkeye bu millete yapılan her oyunun oyuncuları arkalarına bile bakmadan bu ülkeden kaçmak zorunda kaldılar ve bazılarının cenazeleri dahi evlerinin bodrumunda 3 ay borç yüzünden haciz kaldı, üç ay gömülemediler.

Çok yazıktır ki halktan da bu tip oyunlara alet olanlar var. Tamam TSK içinde kötü niyetli subaylar veya komutanlar olabilir ama bunu şov haline getirmek, Hukuk sınırlarını aşan ve TSK ya zarar veren davranışlarda bulunmak ” Kaş yaparken göz çıkarmak” oluyor birileri bizim gözümüzü oymaya çalışıyor. Aslında son zamanlarda bizlere komutanımızdan gelen emir aklıma geliyor ” memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. ” her zaman söyledim ve gene söylüyorum Mustafa Kemal ATATÜRK’ün askerleri ( Türk gençleri ) olarak yer, ve zamanı geldiğinde harekete geçmekten ve kanımızın son damlasına kadar vatanımızı savunmaktan ihanet içinde olanları ellerimizle cezalandırmaktan çekinmeyeceğiz. Eminim ki üstümüze düşen vazifenin zamanı geldiğinde sözleşmişçesine tüm Türk Gençliği harekete geçecektir. Sessiz ve Dünyanın Korktuğu ordu uyanacak ve tarihi tekrar yazacaktır. Hz. Muhammed’in Işığında Atatürk’ün komutanlığında galip geleceklerdir.

GENÇLİĞE HİTABE ( komutanımızdan gelen emir )
Saygıdeğer Efendiler, sizi günlerce işgal eden uzun ve teferruatlı nutkum, nihayet geçmişe karışmış bir devrin hikâyesidir. Bunda milletim için ve gelecekteki evlâtlarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek bazı noktaları belirtebilmiş isem kendimi bahtiyar sayacağım.
Efendiler, bu nutkumla, millî varlığı sona ermiş sayılan büyük bir milletin, istiklâlini nasıl kazandığını, ilim ve tekniğin en son esaslarına dayanan millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya çalıştım.
Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, ‘Türk gençliğine‘ emanet ediyorum.

Ey Türk gençliği !

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet’i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK – 20 ekim 1927

kayipfikir.com / 2010 – Alıntı Yapma Şartları



Sitede: 6 Misafir, 3 Bot

KPSS\’ye

gün
-21
-4
saat
-1
-6
dakika
-1
-6
saniye
-2
-1
Özgürlük İçin... Pardus...

Günün Özeti !

Günde Tek Doz !

Uzmanlar bu sitenin günde tek doz kullanılmasını öneriyor.Doz aşımında; zihinsel aktivitelerin artması, bilinç açıklığı, mide bulantısı, vucutta rahatlama gibi belirtiler görülebilir. LÜTFEN doz aşımı durumda doktorunuza başvurun.